






|
 |
Karanlik
dehlizlerin bir kösesinde küçük bir grup, yorgun gözleriyle etrafi gözleyip
dinlenmeye çalisiyorlardi. Az önce yaptiklari savasin izleri her yerdeydi,
öldürdükleri yaratiklarin yanmis ve parçalanmis cesetleri ve kan gölcükleri etrafi
kaplamisti. Duvarlar isten simsiyah olmus, içerisi kasvetli bir havaya bürünmüstü.
Duman ve kokudan zor nefes aliyorlardi. Rahip gruptakilerin yaralar ini sarip kalan son
gücüyle onlari iyilestirmeye çalisiyordu. Baslarindan buraya gelene kadar nice savaslar
geçmis ve kader onlara nice hazinelerin kapisini açmisti. Bunlara ulasabilmek hiçte
kolay degildi. Akil ve kurnazligin yetmedigi yerde keskin kiliçlarini ve güçlü
büyülerini kullanarak her türlü zorlugun üstesinden gelmislerdi. Büyüleri neredeyse
kalmamis, silahlari ve zirhlari hasar görmüstü. Dinlenirken strateji belirlemeye ve
silahlarini onarmaya çalisiyorlardi, yorgun gerçekten yorgunlardi. Hazine odasiyla
aralarinda bir kapi vardi yalnizca ama içeriden gelen sesler; dehset verici yaratik
sesleri tüylerini diken-diken ediyordu. Bu hazine hayallerinde bile göremeyecekleri bir
zenginligin anahtariydi. Ve ölümün kokusunu hiç bu kadar derinden hissetmemislerdi.
Birçok yaratikla bas etmislerdi ama içeridekilerin ne yada kaç tane olduklari hakkinda
hiçbir fikirleri yoktu. Yorgundular, yaraliydilar ve silahlari kötü durumdaydi. Sik-sik
siddetli tartismalar oluyordu aralarinda. Sonunda karar alinmisti hazineyi alana kadar
geri dönmek vazgeçmek yoktu. Belki de yapacaklari son savas için zirhlar tekrar
giyildi, kiliçlar kusanildi, dualar okundu ve heybetli kapi yavas-yavas aralanmaya
basladi....
Elvenbow |